image1

Merhaba Sevgili Anne!

Aşağıda ilk kez anne olacak yada anne olanlar için, bebeğimle birlikte tecrübe ederek ve uzman çocuk doktorlarının aktardığı bilgileri derlemeye çalıştım. 

Her bebek farklıdır!

Sevgili anne, lütfen senin bebeğinin farklı olduğunu unutma, hiçbir konuda başka bebeklerle kıyaslama.  Onun için en doğrusunu sen bilirsin.

Sakin Ol!

Bebeğin hala karnındaki gibi seni duyuyor, görüyor, hissediyor. Ağlama krizlerinde, ateşlendiğinde sen ne kadar  sakin olabilirsen bebeğin de okadar hızlı sakinleşir.

YENİDOĞAN BEBEK BAKIMI VE İŞİNİZE YARAYACAK TÜM BİLGİLER

BEBEĞİN VE SEN

image2

  

TEBRİKLER… Bu gün mutlu gün. Endişeler bitti. Artık siz de ANNESİNİZ

Uzun, zorlu, bir o kadar da heyecanlı hamilelik döneminin sonuna geldiniz. Hastaneye hamile olarak girip “anne“ olarak çıkıyorsunuz.

Artık kucağınıza aldığınız ilk günden, ömrünüzün sonuna kadar kendinizden bile çok düşüneceğiniz, büyüdüğünde bile hala gözünüzde minik bir bebek olarak kalacak bir varlığa sahipsiniz. Sesini ilk duyduğunuz, kokusunu ilk içine çektiğiniz, kucağınıza ilk aldığınız andan itibaren bambaşka ve harika bir hayata adım atmış oldunuz.

Özellikle yenidoğan dönemi, anne için zor geçen bir dönemdir. Bebeğinizin ilk günlerde yaşayacağı bazı durumlar sizi endişelendirebilir. Bunlardan bir kısmı normaldir ve kendiliğinden geçer. Bazı belirtiler ise ciddi sorunların habercisi olabilir. 

BEBEĞİNİZLE İLETİŞİM

image3

  

Bebeğinizi çok sevin 

ona ne kadar küçük olursa olsun saygı gösterin. Kendinizi onun      yerine koyarak bebeğinizin isteklerini ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışın. Unutmayın, ilk aylarda zamanının çoğunu uyuyarak geçirse de anne karnındayken etrafı duyabilen, son haftalarında parmağını emerek heyecanla      sizinle tanışmayı bekleyen minik bir insanla karşı karşıyasınız.

Doğumdan itibaren bebeğin kişiliğine saygı gösterilip ayrı bir birey olarak kabul edilmesi önemlidir. Bebeğinizle bol bol konuşmalı, her şeyi ona      anlatmalısınız. 

Yenidoğana dokunmak çok önemlidir ve ten kontağı iletişimin önemli bir parçasıdır.

BEBEĞİNİZİN GÖBEK BAKIMI

image4

  

Yeni doğanda göbek 

5-14. günler arasında (bazen 21 güne uzayabilir) kuruyarak düşer. Göbeğin ıslanmaması için göbek kordonu bezin dışında bırakılarak kuru kalması sağlanmalıdır. Göbeğine pansuman (alkol, tentürdiot vs) yapılmasına gerek yoktur. 

Yenidoğanın göbek kordonu kanama ve enfeksiyon      yönünden kontrol edilmelidir. Göbek      yarasından bir kaç gün kanlı ya da kansız sızıntı olabilir. Ancak fazla      miktarda kanama akıntı, kızarıklık, koku olduğunu fark ederseniz hemen bir      sağlık kuruluşuna başvurunuz.  

BEBEĞİNİZİN BANYOSU

image5

  

Genelde ilk banyo 

göbek düştükten bir gün sonra yapılır. Bebek yıkanmaksızın ilk      günler 37o C ısıtılmış su ile ıslatılmış yumuşak bezle silinerek temizlenebilir. Ancak sağlıklı bebeklerde, düşmeyi beklemeden de göbeği ıslatmadan banyo yapılabilir.

Banyo sırasında alkali sabun içermeyen banyo köpüğü veya yumuşak formüllü bebe sabunu ve gerçek göz yakmayan formüllü şampuan kullanılmalıdır. Bebek      gözünü kapayamayacağı için gözüne kaçacak şampuan, banyoyu sevmemesine yol açabilir.

Bebeğin yıkanacağı odanın sıcaklığı, normal oda ısısının 2-3 derece üstünde olmalıdır. 

Bebekler  çıplakken kendilerini güvende hissetmeyeceğinden çok huzursuz olurlar bu nedenle banyo öncesi mutlaka hazırlığınızı yaptıktan sonra banyo işlemine başlayın.

Suyun ısısı 36.5-37 derece olması yeterlidir. Suyun ısısını en iyi kontrol etme yöntemi, kolun iç kısmını suya daldırarak test etmektir.

Göbeği düştükten sonra bebeğinizi yazları her gün, kışları gün aşırı      yıkayabilirsiniz fakat haftada bir sabun veya lif kullanın. 

Banyo dışında bebeğin ağzı, çenesi ve genital bölgesini sık sık ıslak, sabunsuz, yumuşak bir bezle silmek gerekir. Bebeğinize her gün aynı saatte banyo yaptırmanız onun düzeni açısından çok önemlidir. Rahatlaması açısından en uygun zaman gece uykusundan öncedir.

GÖZ, KULAK, BURUN VE AĞIZ BAKIMI

image6

  

Bebek doğduktan sonraki ilk aylarda, 

gözyaşı kanallarında kısmi darlıklar      olabilir. Sonuçta gözlerde çapaklanma meydana gelir. Gözlerde akıntı veya  çapaklanma varsa, kaynatılmış ılıtılmış su veya serum fizyolojik ile ıslatılmış steril gazlı bez ile çok bastırmadan burun kökünden dışa doğru tek bir hareketle silinir. İşlemin tekrarlanması gerekirse yeni bir gazlı      bez kullanılmalıdır. 

Eğer  gözlerde kızarıklık, şişlik ve irinli hale gelmiş çapaklanma varsa çapağa bağlı enfeksiyon riski vardır. Kimi zaman ise gözyaşı kanalında tam tıkanıklık olabilir. Bu durumda mutlaka çocuk doktorunuza başvurmanız gerekir.

 Kulak yolu, sebum adı verilen kendi ürettiği balmumu benzeri bir salgıyla kendini korur. Sebum, özellikle banyo sonrası kulak dışına çıkar. Kulak temizliği için pamuklu çubuklar kesinlikle kullanılmamalıdır. Pamuklu çubuklar çok hassas olan dış kulak yolunu tahriş edebilir ayrıca kulağın dış salgısını artırarak kulak kirine neden olurlar. Kulak temizliği banyodan sonra temiz bir tülbentle veya yumuşak bir havluyla kulağı nazikçe silmek şeklinde olmalıdır. 

Bebekler anatomik yapıları nedeniyle ağızdan nefes alamadıklarından, ilk aylarda burunları sık sık tıkanır. Tıkanıklık sonucu rahat nefes alamama, horlama ve hırıltı sık gözlenen bir durumdur. Bebeğinizde burun tıkanıklığı hissettiğiniz zaman emzirmeden önce her iki burun deliğine günde 4-5 kere 1-2 damla serum fizyolojik damla damlatabilirsiniz. Tıkanıklık fazla olursa buruna zarar vermeyecek pompalar ile günde 1 veya 2 kere burnunu aspire edebilirsiniz.

Burun çok tıkalı ise burun tıkanıklığının, hastalığa bağlı tıkanıklıktan kaynaklı olup olmadığını öğrenebilmek için çocuk doktorunun muayenesi gerekebilir.

Bebeğin dil ve ağız mukozası normal görünümde ise ağız bakımına ihtiyaç yoktur.

DERİ BAKIMI

image7

  

Bir  bebeğin cildi yetişkinden farklı özellikler taşır. 

Bebeklerde enfeksiyonlara karşı koruyacak sistem henüz tam anlamıyla kurulmamış      olduğundan cilt bakımı çok önemlidir. 

Derinin boğumlu olduğu çene altı, çene, yanaklar ve ağız çevresinin cildi de salya ve süte karşı çok hassastır. Bu bölgelerdeki herhangi bir tahrişi önlemek ve derinin bütünlüğünü korumak için cildin bu bölgelerini sürekli temiz ve kuru tutmak gerekir. Aksi takdirde tahrişlerin ve ardından da      enfeksiyonların ortaya çıkması kaçınılmaz olur. 

Kaynamış ılımış su, pamuk veya kare gazlar kullanılarak baş, boyun, gövde, kollar, bacaklar ve kıvrımlı yerleri silinir ve iyice kurulanır. 

Vücudun özellikle kıvrım yerleri saf zeytinyağı ile yağlanır. İç çamaşırları her  gün değiştirilir.

ODA ISISI VE BEBEĞİN GİYİMİ

image8

  

Zamanında doğan bebekler

ısısı 22-26 derece olan odada bulundurulmalıdır. Genel olarak oda ısısının 23-24oC olması idealdir. Aşırı soğuk ya da sıcak ortamlar bebeğin konforunu bozar. 

Bebeğin kıyafetlerini seçerken, pamuklu, yumuşak ve az dikişli olmasına özen gösterilmelidir. İlk aylarda iç giyim için boynu çıtçıtlı olmayan baştan kolayca geçebilen bir body, dış giyim için tulum tercih edilmelidir.

Giysiler bebeğin hareketlerini kısıtlamayacak büyüklükte olmalıdır.

Ne kadar giydirmeliyim sorusuna en pratik cevap yenidoğan döneminde “anne kaç kat giydiyse bebeğin bir kat fazla giydirilmesidir”. Özellikle      doğumdan sonraki ilk günlerde ısı regülasyonu bebek için hassas olduğundan, şapka, eldiven ve çoraplar unutulmamalıdır. Yenidoğan dönemini geçirdikten      sonra bebek daha ince giydirilebilir.

Ancak bebeğin giyimini çok fazla abartmamak gerekir, bebeğin terletecek kadar sıkı giydirilmesi de doğru değildir. Çok sıcak ortamda kalan veya kalın giydirilen bebekler isilik olurlar. Aşırı ısı ayrıca beslenmeye isteksizlik ve uyku haline neden olur. Bebek kapı ve      pencerenin açılmasıyla, çok soğuk olmayan bir ortamda hemen üşümez, üşüse de hastalanmaz.

Eğer klima kullanıyorsanız, bebeğin üzerine üflememek koşuluyla bebeği odada tutabilirsiniz.  

YATIŞ POZİSYONU

image9

  

Bebeğinizin yatışı 

sırtüstü ve başı yan olmalıdır. Son yıllardaki araştırmalara göre sırtüstü yatış en güvenli yatış şeklidir. 

Uyuturken her seferinde pozisyon değiştirilmelidir (baş-ayak, ayak baş şeklinde). Bebeğin yatağı sert olmalı, 1 yaşına kadar yastık kullanılmamalıdır.

Üstünü örtmek için kuştüyü veya yün yorgan kullanılmamalı, ince bir örtü göğüs hizasına kadar örtülmelidir. 

Yatağı fazlaca ısıtılmamalıdır sıcak su torbaları kullanılmamalıdır.

 Yatağında yumuşak oyuncaklar bırakılmamalıdır.

Yatak çarşafı kırışıksız ve mutlaka yıkanmış, ütülenmiş olmalıdır. 

 Bebek uyanıkken yüzükoyun yatırarak kollarının kuvvetlenmesine yardımcı olabilirsiniz ancak ani ölüm riskini artıracağından kesinlikle bu pozisyonda uyutulmamalıdır. 

Bebek kesinlikle kundaklanmamalıdır. Kundaklama vücut yapısı kalça çıkığına uygun olan bebeklerde kalça çıkığının ortaya çıkmasına sebep olabilir. 

DIŞKILAMA ALIŞKANLIĞI VE ALT BAKIMI

image10

  

Mekonyum; bebeğin ilk dışkısıdır. İlk günlerde siyah-yeşil renkte yapışkan olan dışkı  2-3 gün içinde rengi değişip sarımsı hale gelir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde dışkı sarımsı, kimi zaman yeşilimsi tortuların olduğu cıvık      kıvamdadır, kötü kokmaz, süt kesiği      tanecikleri içerir. Sayısının günde 5-10 bezi bulduğu görülebilir. Hazır      mama alan bebeklerin dışkısı daha fazla ve daha yoğun olabilir.

Birinci ayın sonundan itibaren kaka seyrelebilir. İki kaka arası 8 güne kadar uzayabilir. Ancak kıvamı yumuşaksa ve rahat yapabiliyorsa önemli değildir.

İlk günlerde idrar sayısı az olmakla birlikte sonraki günlerde günde 4-5 kez idrar yapan yenidoğanın anne sütü miktarı kesinlikle yeterlidir. 

Bebeğinizin altını sık sık değiştirin. Beslenme öncesi altı kirli ise veya bebek huzursuz ise bebeğinizin altını      değiştirin. Beslenme ile barsak hareketleri artacaktır; bu nedenle      beslenme sonrasında da altını değiştirmeniz gerekebilir.

Alt değiştirme malzemelerinizi değişim yerinin yakınında ama çocuğunuzun ulaşamayacağı mesafede bulundurun. Bebeğinizi ne kadar küçük olursa olsun bez, krem vs almak için bir an bile yalnız bırakmayın.

Bebeğin altının temizlenmesi ilk aylarda su ve pamukla olmalıdır. Kaynatılıp ılıtılmış musluk suyu ile ıslatılmış pamukla sildikten sonra kısa bir süre kuruması için havalandırın. Ardından cildi beslemek amacıyla zeytinyağı sürebilirsiniz. Pudra hiçbir şekilde kullanmayın. Dışkılama fazla miktarda olduysa ılık su ile yıkayabilirsiniz. Ev dışında katkı maddesi olmayan ıslak mendiller kullanabilirsiniz.

Özellikle kız çocuklarda genital bölge önden arka doğru her gün hafifçe silinir, iyice durulanır ve kurulanır. Çünkü dışkı artıklarının idrar çıkış deliğine bulaşması idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilir. Erkek çocuklarda yumurtalık bölgesi dahil temizlenir. Çocuk sünnetsiz ise sünnet derisini sıyırıp ucundaki deliği veya sünnet derisinin altını temizlemeye çalışılmamalıdır. Bebeğinizin altını değiştirdikten sonra bebeğinize dokunmadan hemen ellerinizi yıkayın; mümkünse sıvı sabun kullanın. Kalıp sabunlarda mikropların kolonize olabileceğini unutmayın. Ellerinizi bu iş için ayırdığınız farklı bir havluya kurulayın veya kağıt havlu kullanın.

BEBEĞİNİZİN UYKU DÜZENİ

image11

  

Bebeğiniz ilk doğduğunda beslenme süreleri dışında günün çoğunu uyuyarak geçirir. Bu dönemdeki bebeğin günde 18-20 saat uyuması normal kabul edilmelidir. İlerleyen günlerle beraber uyku süresi de azalır. Gündüzleri uyanık kalma süresi artar. Bebeğinize düzgün uyku alışkanlığını 6 hafta gibi erken bir dönemde yerleştirebilirsiniz. Özellikle açlık veya gaz sancısı gibi durumlarda bebeğinizin uyku düzeni tam oturmayabilir. Anahtar kelime “her gün aynı saatte uyanıkken yatağa koymak, aynı saatte altını değiştirmek” şeklinde bir uyku ritmini geliştirmektir. İdeal uyku ortamı hafif loş ışık, sessiz ve rahat edebileceği ısıda bir odadır. Uyku hazırlık dönemini sakin hareket ederek, 5-10 dk gibi kısa sürede tamamlanması iyi olur. Gece gündüz ayrımını öğrenmesi için gündüz çok uzun saatler uyumasını önleyip, daha aydınlık ve gürültülü ortamlarda uyutmalısınız. Geceleri ise daha loş ve sessiz ortamlar olmalıdır. 

Bebeğinizi lütfen sallamayın. Yatacağı zaman onu direkt yatağına bırakın. Kendi kendine uykuya dalmasını bekleyin. İlk aylarda uykuya dalabilmesi için sizin yardımınız gerekebilir. Bu durumda kısa süreli kucağınızda tutabilirsiniz. Ninni tarzında hafif bir melodi söylemek bebeğinizi rahatlatabilir. Ancak uykuya dalmadan hemen yatağına yatırmanız kucakta uyumayı alışkanlık haline getirmesini engeller.

BEBEĞİNİZİN BESLENMESİ

image12

  

Anne sütü bebek beslenmesinde, yeri doldurulamayan bir doğa harikasıdır. Sindirim sistemi, bağışıklık sistemi ve böbrekleri tam olarak gelişmemiş yenidoğan bebekler için en ideal besin kaymağı anne sütüdür. Besin miktarlarını bebeğe uygun miktar ve kalitede içermesinin yanı sıra içinde bebeği enfeksiyonlardan koruyucu ve büyümesine yardımcı birçok faktör de bulunur. Bu nedenle doğumu takiben ilk 30 dk içinde sütün gelmesi beklenmeden ve kesinlikle su, serum, şekerli su verilmeden bebek anne memesine konularak anne sütünü emmesi sağlanmalıdır. Özellikle ilk 5 gün salgılanan kolostrum (ağız sütü) mutlaka bebeğe verilmelidir. 

Her açıdan sağlıklı bir bebek sahibi olmak için bebeğinizi ilk 6 ay sadece ANNE SÜTÜ ile besleyiniz. Anne sütünün %87 si su olduğundan dolayı bebeğinize ilk 6 ay su vermenize gerek yoktur. Doktorunuz size önermediği sürece bebeğinize formül mama, gazını gidermek için bitki çayı vermeyin.

Bebeğinizi yeni doğan döneminde bebek her istediğinde emzirmek en uygunudur. Emzirmeden önce mutlaka ellerinizi sabunla yıkayın. Uyanma, hareketliliğin artması, memeye yönelme ve ağzı ile arama bebeğin acıktığının belirtisidir. 

Sütün salgılanması ve devamı, bebeğin anne göğsüne emme ile uyarı vermesiyle oluşur, bunun sonucunda beyinden süt salgılayan hormonlar salgılanmaya başlar. Emzirme süresi 15-20 dk arasıdır. Bebeğiniz eğer emzirmeyi kendiliğinden bırakmazsa küçük parmağınızı bebeğinizin ağzına verin, bebeğiniz parmağınızı emerken memeyi çıkarın.

Emzirirken bebeğinizin eldivenlerini giydirmeyin. Size dokunmasına izin verin. Bebeğinizin size dokunması ona duygusal doyumluluk verecek, süt oluşumuna yardımcı olacaktır.

Bebeğinize ilk 4-6 hafta emzik vermeyin, çünkü erken dönemde emzik verilen bebeklerin verilmeyenlere göre daha fazla anne sütünü bıraktığı görülmüştür. 

Her beslenmeden sonra veya beslenme aralarında bebeğinizin gazı çıkarılmalıdır. Bebeğinizi omzunuza veya kucağınıza yatırıp, sırtını yavaşça sıvazlayın. 

Doğru emzirme tekniği ile bebeğinizi emzirin. 4 parmak göğüs altından tutularak C şeklinde kahverengi kısmının büyük bir bölümünü ağzına alması sağlanmalıdır

Anne sütü ile beslenme konusunda herhangi bir sorun olduğu takdirde doktora başvurunuz. Emziren annelerin sağlık durumlarında sorun olduğunda ya da ilaç kullanmaları gerektiğinde bu hastalık ya da kullanılacak ilaçların emzirme ile ilgili bir soruna yol açıp açmayacağını doktorunuza danışınız.

ANNENİN BESLENMESİ

image13

   

Süt yapımını belirleyen en önemli iki faktör 

bebeğin sık emmesi ve memelerin boşaltılmasıdır. Yorgunluk ve stres, ruhsal sıkıntılar ve en önemlisi emzirmeye isteksizlik, anne sütü miktarını azaltabilir. Bu nedenle bebeğiniz uyuduğunda sizde yatıp dinlenin, uyku ve dinlenme süt yapımını artıracaktır

Meme büyüklüğü süt yapımında önemli değildir. Yine meme başlarının düz veya içe çökük olması bebek doğru teknikle emzirilirse sorun olmaz. 

En iyi meme bakımı anne sütü ile olur. Özel silikon başlıklar bebeğin memeyi doğru kavramasını engeller. Ortamda aşırı kalabalık ve gürültü, aile içi gerginlikler, aşırı sıcak, sıkı giysiler ve örtüler bebeğin emmesini olumsuz etkileyebilir. Bebeğin doymadığı kaygısı ile biberon kullanılarak ek besin verilmesi, emziğin şekerli sıvılara ve bala batırılması, bebeğe şekerli bitki çayları verilmesi memeye isteksizlik yaratabilir.

Süt yapımını arttıran belirli bir besin veya ilaç yoktur. Annenin yeterli sıvı alması, dengeli beslenmesi ve iyi dinlenmesi yeterlidir. Aşırı kalorili, şekerli yiyecek ve içeceklerin süt yapımına katkısı yoktur. Ancak sık sık emzirmek ve göğüslerin iyi boşalmasını sağlamak sütü en çok artıran yöntemlerdir. 

Anne gebelikte kullandığı vitaminlere bebeğin 4. ayına kadar devam etmelidir.

Başarılı emzirme, annenin bebeğini emzirebileceğini düşünmesi ve sütünün yeteceğine inanmasından geçer. Anne sütünün yeterli olup olmadığına, bebeğin gelişmesinin izlenmesi ile karar verilir. Bebek ilk günlerde ağırlık kaybeder ancak onuncu gününde (en geç 15 gün) doğum ağırlığına erişir. 6. aya kadar aylık ağırlık artışı ortalama 500-1000 gr arasındadır. Bebek ayda 500 gr üzerinde kilo alıyorsa anne sütü yeterli demektir.

Emziren annelerin sütleri arasında içerik açısından fazla bir fark yoktur. Ancak ürettikleri sütün miktarı farklı olabilir. Sadece özellikle omega 3 yönünden zengin beslenme veya Omega 3 takviyesi sütü bu açıdan zenginleştirir. Öte yandan annenin yediği soğan, sarımsak gibi kokulu gıdalar sütün kokusunu değiştirip bebeğin memeyi itmesine neden olabilir.

Annenin alması gereken temel besin maddeleri;

Anne her gün en az 3 litre sıvı (su, komposto, bitki çayları, ılık süt, ayran bu sıvının içindedir) içmelidir.

Anne yeterli ve kaliteli demir, C vitamini, protein, kalsiyum içeriği zengin gıdalarla beslenmelidir (Her gün 1 öğün et, 2 öğün meyve, 2 öğün sebze, 1 kase yoğurt, yumurta, beyaz peynir, zeytin).

Annenin uzak durması gereken besinler.

Fazla tüketilen çay, kahve ve koladan annenin sütüne geçen kafein bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkiler. Yemeklerle beraber içildiğinde demir emilimini azaltır. Bu nedenle çay ve kahve mümkün olduğunca az tüketilmeli, sigara ve alkol kesinlikle tüketilmemelidir.

Acılı, ekşi, biberli, baharatlı gıdalar, turşu

Bakliyatlar (kuru fasulye, nohut, barbunya), lahana, turp, portakal, çikolata

Kola, gazoz gibi gazlı içecekler, hazır meyve suları bebekte gaz sıkıntısı yaratabileceğinden uzak durulmalıdır. 

Bulgur, mercimek ve bezelye türü gıdaları tüketirken gaz yapabileceğini göz önüne alarak dikkatli tüketilmelidir.

WWW.RENGARENKIDS.COM